Merhaba yeniden :)

Blog yazmaya başladığımdan beri verdiğim en uzun ara, sanırım bir çoğunuza bir özür borcum var, öncelikle son yazımda bırakmış olduğunuz değerli yorumlarınıza cevap veremediğim için ve arayı bu kadar açtığım için lütfen özürlerimi kabul edin.

Tekrar yazmam için ülkeme, şehrime hatta evime dönmem gerekiyormuş. Altı aya yakın dolu dizgin yoğun yorucu bir Qatar serüveni sonrası çok şükür yeniden yuvamızdayız. Bundan sonrası ne olur macera nerede nasıl devam eder bilmiyorum ama şunu biliyorum daha çok burada olmaya çalışacağım, çünkü çok özledim.

 

 

 

Evin genel temizliği bitti çok şükür, şimdi ortadan kaldıklarımı ufak ufak yerlerine koymak yeniden düzen kurmak ile biraz vakit geçireceğim ve tabii bir yanda çok özlediğim el işlerime dönebilmenin hazzı var ki tarifsiz, gerçekten bir insan en sevdiği şeyle uğraştığında ve en huzurlu ortamında yaşadığında mutlu oluyor bunu bir kez daha anlamış oldum. Tabii en başta sağlık olsun ağız tadı olsun.

 

 

 

 

Lavanta ve ortancaların mevsimi, renkleriyle birbirlerine ne kadar yakıştılar, bahçede çiçek göremeyeceğiniz yeşili az bir ülkeden yemyeşil rengarenk park ve bahçeler ile dolu şehrime dönüş ayrı bir şükür nedeni ve tatlı yaz akşamı esintisi, musluktan akan soğuk su, işte bunları öyle çok özlemişimki…

 

 

 

Çok keyifli bir hafta geçirmeniz ve en yakın zamanda görüşmek dileğiyle…

 

Sevgiler

 

 

 

Dear friend, first of all i have to say sorry to all of you for this long break, but now i’m home, happy in my peaceful place, and will continue my post as possible as i can :)

 

Love

 

Ahu

 

 

Doha Calling!

Doha bizi çağırıyor, yetti bu kadar ayrılık geri dönün diyor, ve biz gidiyoruz…

 

Bir blog açma kararım 2009’da, Katar’da yaşadığımız ve çalıştığımız döneme denk düşer, adı ne olsun derken aklıma lavanta bahcesi gelmişti, ilk işim site adını satın almak oldu, sonra aradan ayalar geçti, yurda döndük ve ben 2009 yılının Ekim ayında blogspot üzerinde ilk bloğumu açmış ve sizlerle buluşmuş oldum, daha sonrasında wordpress’e taşındım ve çook önceleri satın aldığım ‘domain name’ ile blog serüvenime lavantabahcesi.com olarak devam ettim

Yani sizler daha çok hayatımın Katar sonrası hikayelerini biliyorsunuz, Fas, Arabistan ve tabii anavatan Türkiye’de geçen günlerime benimle birlikte bu sayfa aracılığı ile eşlik ettiniz

Eşim ve ben, birlikte bir buçuk sene yaşadığımız ve çalıştığımız Katar’dan ardımızda acı tatlı bir sürü anı bırakarak ayrılmıştık. Ama bir gün dedik bir gün yine görüşeceğiz, iş için olmasa bile ziyarete geleceğiz…

Son yurtdışı maceramızdan sonra yok dedik artık yeter, zaten İstanbul’da evimiz barkımız var, ailemiz burada, hadi artık yerleşik düzene geçelim, hatta ben iş hayatına dönme kararı almış görüşmeler yapmaya başlamıştım bile, sonra birden bir gelişme oldu, jet hızıyla oldu üstelik, oldu ve bitti işte, biz iki çılgın yine kurulu düzeni bırakıp Katar’a gitmeye karar verdik, ve bir iki gün sonra yepyeni bir başlangıç için orada olacağız kısmetse

Bir süredir iki ayağım bir pabuçta yaşıyorum dersem abartmış olmam, gidiş hazırlığı, evrak kovalamalar, rutin ve gerekli doktor kontrolleri, evi derli toplu temiz bırakma çabası ve bitmek bilmeyen çamaşır ütü, şehir içi şehir dışı aile ziyaretleri… yorgunluk ve soğuk derken vücut iflas etme eşiğine geldi, bir sürü marazat, misal dudağımın üstünde devasal bir uçuk çıktı, aman neyse işte böyle ufak şeyler olsun sıkıntımız, Allah başka dertler vermesin diyelim, yani özetle ben gidiyorum arkadaşlar :)

Heyecanlı mıyım? evet! Yeni bir yaşam alanı, iş hayatına dönüş, yeni çalışma ortamı yeni insanlar, 5.5 yıl aradan sonra kesinlikle daha  gelişmiş bulacağımıza inandığım bir ülke, ve tabii soru işaretleri olmazsa olmazımız bu tip başlangıçlarda, proje bazlı işler olunca hep bir risk alınıyor neticede… ne kadar kalırız orası kısmet, tabii inşallah projeyi tamamlar döneriz ama öncelik sağlığımız mutluluğumuz, gidip göreceğiz, deneyeceğiz, sizler de bana, bize şans dileyin dualarınızı eksik etmeyin olur mu

 

Muhtemelen son bir kaç günüm daha koşuşturmaca ile geçecek, o yüzden fırsat bu fırsat yazayım bu haberi sizlerle paylaşayım istedim. Buradan elimi ayağımı çekmeye niyetim yok, elimden geldiğince yazmaya ve paylaşmaya ve el işlerine, üretmeye devam

 

 

doha_calling

 

Şimdi kaldığım yerden çanta valiz hazırlamaya döneyim, sizler de kendinize çok iyi bakın sağlıkla afiyetle kalın

 

We’re moving to Doha, to live, to work. After 5.5 years we are ready to reunite again, wish me luck, i need your good wishes and prayers to begin this journey. It’s not so easy to leave your family, friends and home behind.

I’ll inform you as soon as I can :) 

Love

Princess Crown Ripple Baby Blanket

“Prenses Tacı” Dalgalı Bebek Battaniyesi, adını böyle koydum

 

 

Bir arkadaşımın doğacak bebeği için ördüğüm battaniyenin modeli uzun zamandır denemek istediğim ‘ripple’ olarak anılan bu modeldi, yazıda orjinal terimlere yer veriyorum çünkü bilmeyen ama model hakkında daha fazla kaynağa ulaşmak isteyenler olabilir, misal ben bu şekilde araştırıp youtube videolarından izleyerek çıkarttım bu modeli, google’da ‘ripple blanket’ olarak aratır videoları görüntülemeyi seçerseniz karşınıza bir sürü örnek çıkacaktır.

Tığ işi uzmanı olmadığım için teknik terimleri çok iyi bilerek anlatma durumum ne yazık ki yok ama bu modelde mantık şu, her bir blok 17 zincirden oluşuyor, mesela ben bu battaniyenin boyutunu hesaplayabilmek için kullandığım ip ile önce 17 zincir çektim, sonra bunun kaç santimetreye denk geldiğini not ettim, yaklaşık 8 cm’e denk geliyordu, 8cm*10 tane 17’lik blok planladım, seçtiğim renklerde sırayla ördüm, kenarını nasıl yapacağını önceden planlamamıştım, biraz pinterestte dolaştım, kafamda bir şeyler belirdi, önce sık iğne denedim ama duruş hoşuma gitmedi, sonra deneme yanılma içimden geldiği gibi bir şeyler ördüm, yarım tırabzan, sık iğne, vs diye ortaya karışık bir şeyler çıkarttım, çıkıntılı uçlarda da sık iğne+3 zincir+4 tane çift trabzan yapıp birleştirdim tekrar bir zincir çekip aralarda sık iğne ile devam ettim (umarım yanlış anlatmıyorumdur). Zaten model çıkartmayı bilenlerinize yardımcı olacak fotoğraflar ekliyorum, sizler de bir gün Ahu’nun “Prenses Tacı Dalgalı Bebek Battaniyesi”ni örerseniz bana haber verin olur mu, sizlerin çalışmalarını görmeyi çok isterim. Belki bu şekilde çalışmış birebir aynısını yapmış olanlar vardır, ama ben görmedim, yani faydalandığım bir kaynak olsa sizi oraya yönlendirmek isterim, özellikle kenarlardaki işten bahsediyorum, ama böyle bir kaynak yok, bu yüzden uyguladığım işi elimden geldiğince anlatmaya çalıştım, yine de benim atladığım takıldığınız bir yer olursa lütfen sorun anlatmaya çabalarım

 

 

Malzemelere gelince; severek kullandığım ama artık üretilmeyen Anchor Fantastik Merserize İplik kullandım, elimde bir çok rengi var, onları değerlendirebileceğim ölçülerde işlere kalkışmaya çalışıyorum, dediğim gibi üretilmeyen bir ip, eğer denk gelir ve satın almak isterseniz üç aşşağı beş yukarı bir hesap yaparak almanızı öneririm. Benim ördüğüm battaniye tamamalanmış haliyle yaklaşık 80*100cm büyüklüğünde, 10 farklı renk kullandım, mor hariç ( mor renk ile başladım ve yine onunla bitirdim ) her renkten toplamda 8er sıra örmüş oldum, bu ölçüde ve bu kalınlıkta bir ipin 100gr’lık yumağından her renkten bir adet işinizi görebilir ama yine de kesin budur demiyorum, tığ numarası, elin sıkılık veya bolluğu durumu değiştirebilir, kimseyi yanıltmak istemem, kullandığım iplerin bazısı yarımdı bitti yenisini açtım, benim sizlere söylediğim tahmini değerler, yedek ipiniz veya ipiniz biterse ilave edebileceğiniz aynı cins başka renkleriniz olması sizi rahat ettirir diye düşünüyorum.

Tulip Etimo Rose tığ setimden 3.5mm’lik 6/0 no’lu tığ ile ördüm.

 

 

 

 

 

Umarım hediyemin sahibi de beğenir ve severek kullanır.

 

 

 

With a help of youtube videos made my very first ripple blanket as a gift and named it as “Princess Crown Ripple Baby Blanket”

Enjoyed it lot while crocheting, after making a granny blanket this was much more easy to create and to crochet,  already started new colour combo to make one for myself :)