Gül & Kuş / Rose & Bird

Yağmurlu ve soğuk İstanbul gününden Merhaba

Bu kış mevsimi de dengesini biraz şaştı sanki, needeyse Ocak ayının sonuna geldik ama hala kar görmedik, dört mevsimi doya doya yaşadığımız bir şehir İstanbul o yüzden olması gereken kış mevsiminde bir iki sefer de olsa kar yağması gerçi önümüz Şubat ve hala kar ihtimali var ama niyeyse bu sene Şubat ayında bile kar görmeyebiliriz gibime geliyor, şaştı işte mevsimler, insanlar ve dünya, her geçen gün garip şeyler duyuyor okuyoruz, gitgide kanıksıyoruz anormallikleri. Soğuk havadan bu noktaya gelmem de ayrı bir olay neyse hemen toparlıyorum, kar yağsın istiyorum ama bundan zararlı çıkacak çilesini çekecek kişiler oluyor bunu da biliyorum, bu kısmı beyaz örtünün tüm ferahlık hissini alt üst ediyor

 

 

Yazının ana temasına üstteki fotoğraf ile dönüyorum, dün yazdığım gibi bu ara romantik işlemeler halindeyim, güllü mavi çiçekli kuşta bu desenlerden

 

 

Son zamanlarda bu renkli çerçeve kasnaklar ile yaptığım panolar çokça olsada dikiş makinası ile de epey haşır neşirim, dikiş hevesimi yerle bir eden emektar Singer dikiş makinamı rafa kaldırdım, yeni aldığım Janome dikiş makinası çok daha işlevsel ve daha önce denemediğim teknikleri uygulamamda bana şevk veriyor, fermuar dikmeyi zaten denemiştim ama ilik açma tecrübem bu makina ile oldu mesela

Hatta dün eski işlerimden birini değerlendirdiğim bir yastık diktim, yakında onu da paylaşırım. Bugün de bir şeyler dikmek niyetindeyim, bu ara böyle, hava bulutlu yağmurlu mevsim kış ve ben hamarat

Keyifte kalın 😉

 

 

 

 

Aşk Melekleri / Angels of Love

Yeni haftadan herkese merhaba

Şu sıralar fotoğraf çekmek ve blogda yazı yazmak gibi bir moddayım ki aman tahtaya vuralım çünkü bu durumdan oldukça memnunum, kimbilir belki moda ve dekorasyon unsurlarındaki geçmiş stilleri yeniden canlandırma akımından bloglarımız da nasiplenir ve eski güzel blog günlerimize döneriz, herşeyin hızlıca tüketilmesi, aynı şeylerin sürekli yüzümüze çarpması birazcık kabak tadı verdi sanki, en azından şu sıralar benim hissiyatım bu

 

 

Bu yazımın onur konuğu fotoğrata gördüğünüz pano, hani geçmişten bahsedip duruyorum ya artık nasıl bir ruh halindeysem bu işlemelerime de yansıdı bu ara, fazlaca nostaljik ve de romantik şemalar çalıştım ve bundan son derece keyif aldım

Biliyorsunuz benim çarpı işi desenlerinde belli bir tarzım yok, gözüme hoş gelen canımın çektiği her motifi çalışırım, son şeklini verirken bazen ilham alır bazen de tamamen kendi kafmdan bir şeyler uyduruveririm. Bu proje de yurt dışından aldığım gül pembesi çerçeve kasnak ile sonlandı mesela, ama bu deseni öyle çok sevdim ki ileride farklı şekillerde de çalışabilirim

 

 

Bir deseni çok fazla yerde görünce çok beğendiğim aklımın bir köşesinde hep işlemek istediğim olarak asılı dursa bile geri adım atıyorum, o zaman farklı ne çalışabilirim arayışında oluyorum, başlıyorum o sıra popüler olmayan kitap ve dergilerimi karıştırmaya

 

 

 

O kadar çok fotoğraf çekmişim ki panonun a halinden d,e,f…. haline kadar, hepsini buraya eklersem yazı uzaaar gider, ama hepsini görmek isterseniz geçmiş tüm fotolarla birlikte Flickr albümümde bulabilirsiniz

Bir sonraki yazıda görüşürüz 😉

 

 

 

 

 

 

Çiçek Bahçesi

2018’in ilk yazısı ile herkese Merhaba! Diliyorum gideni aratamayan ve mutlulukların artarak çoğaldığı bir yıl olsun hepimiz için.

Yazımın kahramanı Veronique Enginger’in “Mon journal au point de croix” adlı kitbından çalıştığım son desen “La cabane au fond du jardin”, orjinal adları ile yazıyorumki desenle ya da kitapla ilgili bilgi aramak isterseniz size kolaylık olsun.

 

 

Bu kitabı aldığımdan beri çalışmayı en çok istediğim desen buydu ama sanırım bir şekilde hep gözümde büyüdü ve önceliği başka projeler aldı. İşlemesi bittikten sonra nasıl kullansam diye düşünürken aklıma elimdeki antika bir çerçeve geldi (vintage çerçeveleri gördüğüm yerde toplama huyum sağolsun), sprey boya desteği ile çerçeveyi elden geçirdim ve çalışma ile nihayet buluşturdum, çok içime sinen bir sonuç olduğu için ayrıca mutluyum

32ct beyaz renkli keten kumaşa DMC muline iplerle çalıştım.

Ben sizi görsellerle başbaşa bırakırken yazıya birkaç bilgi ekleyip öyle gidiyorum, bloğun üst sekmesindeyer alan sayfalardan Vitrin’in adını Atölye olarak değiştirdim, çünkü yeni evimin kış bahçesini atölye olarak kullanıyorum hatta özel dersler veriyorum bu vesile ile Instagram’da da yeni bir hesap açtım ve adı Lavanata Bahçesi Atölye @lavantabahcesiatolye oldu ve satışa sunduğum el emeği göz nuru işlerimi oraya ekliyorum diğer yandan @lavanta_bahcesi instagram hesabımda günlük hayat ve el işleri paylaşımlarıma devam ediyorum, bir de elden çıkartmak istediğim ikinci el ürünleri listelediğim @lavantabahcesiikinciel hesabım var, yani ben buralarda yokken nerelerdeyim merak ederseniz beni bulabileceğiniz instagram hesaplarım böyle, ah bu instagram hayatımıza bir girdi pir girdi, iyi mi oldu kötü mü o hep tartışma konusu

 

Sevgiyle sağlıkla kalın 😉