Kaş Tatili / Summer 2015

2013 yazında üç yakın arkadaş güzel br tatil programı yapmıştık, Dalaman Havalimanı’ndan teslim aldığımız kiralık araç ile önce Bördübet’e oradan Selimiye’ye daha sonra Palamütbükü’ne ve finalde Alaçatı’ya geçip dolu dolu geçen nefis bir haftalık tatilin sonunda kiralık aracı İzmir Havalimanı’nda teslim edip dönmüştük. Biz o seyahetten o kadar keyif almıştık ki hemen bir sonrakini planlamaya başlamıştık bile, ama sonraki yaz şartlar değişmişti, birimiz yurt dışına yerleşmişti, beni zaten biliyorsunuz bir burada bir başka ülkedeyim, her neyse 2014 yazında arzu ettiğimiz kız kıza tatili yapamadık, ve tabii sıra geldi bu yaza, Mayıs ayında üçümüz üç ayrı ülkedeyiz, Ağustos ortası için plan yaptık, rotayı belirledik, ve çok şükür planladığımız tatil gerçekleşti ve yine en nefisinden.

 

Bu sene farklı yerler gezmek yerine tek bir yerde olmak istedik, destinasyon hep istediğimiz Kaş. Ben en son yirmi küsür yıl önce ailemle gitmiştim, bir gece kalmıştık herhalde, ama o zaman batık şehiri yakından görmek, orada yüzmek yasak değildi artık koruma altında

 

Kaş’ta ne yapılır nerelere gidilir bu konuda bir çok blogger arkadaşımızın açıklamalı keyifli yazıları var, ben de bu yazıda telefon kamerası ile çektiğim fotolar eşliğinde ufak notlar ekleyeceğim, biz neler yaptık ondan biraz bahsedeceğim, zaten Kaş küçük bir yer, üç aşşağı beş yukarı yapılacak şeyler belli

 

 

İlk günümüzü Küçükçakıl Plajında otelimize ait Çınarlar Beach’te geçirdik. Kalacağımız yeri Booking.com’dan ayarladık, Çınarlar Apart Hotel’in puanı çok yüksekti, bütçemize de uygundu ayrıca denize ve merkeze yakın bir konumdaydı, bu yüzden tercih ettik, ve nasıl doğru bir tercih yapmışız. Hiçbirimiz konakladığımız mekanda lüks arayan tipler değiliz, rahat bir yatak olsun ve en önemlisi temiz olsun. Üzerine bir de aşırı ilgili bir otel yönetimi ve personeli vardı ki daha ne olsun, son gün Kaş’tan ayrılış saatimiz akşam sekiz civarı olacaktı, ama tüm günü denizde geçirmek istedik, ee odadan çıkış saati  malum, 11-12 gibi check-out yapmak gerekiyor, bize öyle yardımcı oldularki, lobide bir paravan arkasında kalan banyoda duşumuzu aldık, hemen yandaki odada giyindik toparlandık, yani müşteri memnuniyeti tavan! Geçen sene açılmış, pırıl pırıl, komforlu, biz odada kahvaltı yemek olayına girmedik ama tercih edenler için süper bir alternatif, yani çok çok çok tavsiye ediyorum.

 

 

Bu arada Küçükçakıl nefisti, zaten fotoğrafa biraz dikkatli bakarsanız koydaki mavi bayrağı göreceksiniz, yüzme de iç, öyle mis

 

 

Sanırım ilk akşamdı, kuzenimin tavsiyesi üzerine Dude’s Pub’a gittik, öncelikle söyleyeyim telefondaki adres yönlendirmesi ile ulaşamadık, merkezde dön dolaş bulamadık, sorduğumuz esnaf yerini bilmiyordu, çareyi telefon etmekte bulduk, arada derede küçücük bir mekan, biz tavsiye üzerine paella söyledik, bildiğimiz paelladan oldukça farklı, gördüğünüz pirincin altında löp balık etti var, normalde paella bol deniz mahsüllü pilav kıvamında olur safranlı olur, bu başka bir şeydi ama nefisti nefis! Yine çok tavsiye edeceğim bir mekan, muhakkak bir akşam gidin, deniz mahsülü sevmiyorsanız hamburgerlerinden tadın.

 

 

Kaş’ta sabah kahvaltısı biraz sıkıntı, alternatif mekanın azlığı bir yana hayat geç başlıyor, çoğu mekan dokuzdan önce açılmıyor, bizim ilk kahvaltı durağımız ‘bi lokma’ydı, serpme kahvaltı için alternatif mekanlardan, manzarada aynen böyle

 

 

İkinci günümüz Limanağazı Bilal Beach’te, merkezden kalkan tekneler ile ulaşım sağlanıyor, muhteşem bir deniz, su kaplumbağaları ile yüzdük, doyamadık bir gün daha aynı plaja gittik, tatildeki en favori mekanımız burası oldu çünkü biz su kuşuyuz

 

 

 

 

Bir akşam yemeğini merkezdeki mantıcıda yedik, gayet lezzetliydi, bir de orada çalışan güzel kardeşim bize teyze demeseydi iyiydi hahaa ne anılar var yine ne çok eğlendik bu tatilde 😀

 

 

Akşam saatlerinde otele doğru yürürken çektim bu fotoğrafı, sonra birbirimizin fotoğrafını çekiyor eğleniyorken birden bir amca çıktı, güzel kızlar geli ben sizin fotoğrafınızı çekeyim, şöyle geçin bakın burası güzel falan, biz arkadaşımla göz göze geldik bundan bir şey çıkacak ama dur bakalım dercesine, neyse pozumuzu verdik amca yaklaştı güzel kızlar ben sokak hayvanları yararına çalışıyorum dedi bakın bu nazar boncukları el yapımı falan filan hop çantalarımızın içine atti, neyse efenim biz hayvanları çok seviyoruz, amcayı destekleyip yola devam ettik ve bir anı daha ekledik o güne

 

 

Kaputaş Plajı. Bu sene işletilmeye başlanmış, öncesi bakir bir cennet, hiç gitmedim yani hatırladığım kadarıyla ( ailemle gitmişte olabilirim sağolsun babam Ege’den başlar Alanya’da bitirirdi her yaz tatilini ) ve çok heyecanlıydım bu koy için, ama üzülerek söylüyorum tatsızdı, evet güzel kum bir deniz ama Limanağazı ya da Hidayet’in Koyu ya da tekne ile gezdiğimiz koylar çok çok daha keyifliydi, zaten oldukça tatsız bir olaya şahit olduk, bir tekne geldi ve bu harika bu özel koya sintinesini bıraktı, insanlar akın akın kaçtı denizden, siyasi meselelermiş hep oluyormuş, batsın siyasetiniz, memleket elden gidiyor bu üç kuruşluk zihniyetlerle!

 

 

Bu fotoğraf Üzüm Kızı Meyhanesi’nden, Kaş’ın en çok tavsiye edilen mekanlarından, işletmesi yine konakladığımız otelin sahiplerinde, Çınarlar Beach’te

Bir sonraki akşam Bahçe Balık’ta yemek yedik, yine en çok önerilen restorantlardan

Son akşam ise Mavi ‘de oturduk, midye dolma ile tıka basa dolduk, bir akşam özenli bir yemek yediysek bir diğerinde salaş takıldık, bir gün serpe kahvaltı yediysek bir diğerinde tostçuya ya da simit fırınına gittik

 

 

Bu kahvaltı Taş Bahçe’den, sabah sekizde açılan nadir mekanlardan, tavsiye ederim gayet lezzetli ve doyurucuydu

 

 

Ve sıra geldi her tatilin vazgeçilmezi tekne turumuza, otelimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da bize yardımcı oldu, bizim için tekne turuna rezervasyon yaptırdı, iki seçenek vardı, adalar turu ve Kekova turu, biz Kekova turunu tercih ettik tatilimiz biraz daha uzun sürecek olsaydı kesinlikle diğer turada çıkardık, dedim ya su kuşuyuz, bayılıyoruz yüzmeye

 

 

 

 

Gittiğimiz koylar harikaydı ama teknemizde öyleydi, bir kere şuraya ben yatıcam kavgası yok herkesin yeri ayrılmış, teknedeki insan sayısı tam kararında, mülteci taşır gibi hınca hınç insan taşıyan tekneleri gördükçe şükrettik 😀

Personel ilgili ve bilgiliydi, ya yemekler, ben daha hayatımda açık büfe salata barı kurulmuş tekne gezisi yapmadım, sıcak olarak ise balık ve tavuk alternatifi vardı, sözün özü, Kaş’ta tekne turu yapacaksanız lütfen tekne olarak Dennis’i tercih ettin, akşam merkezdeki limanda muhakkak görürsünüz

 

 

Son gün istikamet Hidayet’in koyu, biz oda boşalttığımız ve uzun kahvaltı keyfi yaptığımız için 12 gibi gittik, şezlonglar doluydu, biraz masa sandalye takılıp sonra boş bulduğumuz şezlonglara geçtik

Burasıda yeni bir işletmenin ev sahipliği yaptığı enfes bir koy, su altı fotoğraf sergisi vardı, ben de suya dalmaya meraklı fena da dalmam ama tüpsüz nereye kadar :)

Biz otelden taksi ile gittik, ama merkezden dolmuş ile ulaşım var diye biliyorum

 

 

Rüya gibi geçti altı gün, gidemedeğimiz yerler kaldı, bir sonrakine diye vedalaştık.

Kaş samimi küçük güzel bir Akdeniz ilçesi, gitmediyseniz lütfen gidip görün, o nefis sularda yüzün

 

These photos are from my latest summer holiday, from Kaş / Antalya, where we left our hearts, it was such a beauty place to spend your summer holiday, hope you can have a chance to visit someday.

 

 

St. Petersburg

Ahh bu sıcak ve nemli yaz! Bir sürü şey üretip yazmak istememe rağmen olmuyor olmuyor, poffff

Kısa bir yazı ile merhaba demek istedim, kısa diyorum çünkü yazıda St.Petersburg seyahatimizden bir kaç görsel ve not paylaşacağım ama şehir anlatmakla bitmez, gezmekle de bitmedi zaten, tekrar gidip görmeyi isteyecek kadar sevdiğimi, şehrin mimarisine, müzelerine, kanallarına hayran kaldığımı söylemek isterim.

 

 

Dökülen Kan Klisesi tartışmasız en beğendiğim yapılardan birisiydi

 

 

Bir instagram kullanıcısının objektiflere yakalandığı an

 

 

Singer binası

 

 

St.Isaac katedralinin tepesinden gördüğümüz manzaralardan bir kare

 

 

 

Çar’ın yazlık sarayı Peterhof’un üst bahçesindeki muhteşem havuzlardan biri

 

 

Yazlık sarayın uçsuz bucaksız alt bahçesine inerken gözler bayram ediyor, kelimelerim yetersiz, nasıl bir sanat ve mimari tutkusu hakimmiş, büyüleniyorsunuz…

 

 

Peterhof hatırası :)

 

 

Tatil planlarınıza eklemeniz ve görmeniz gereken güzel bir şehir, mümkünse yaz aylarında “beyaz geceler” döneminde gitmenizi tavsiye ederim

 

Yazılacak bir çok seyahat notu paylaşabileceğim  bir sürü fotoğraf var, buraya fotoğraflarını eklemediğim gezmekle bitmeyecek Hermitage müzesi, Peter&Paul katedrali, vs…. hepsini düzenleyip, toparlayıp yazacak enerjiyi bulduğumda burada yerlerini alacaklar, daha Temmuz başındaki Gaziantep gezimizden bahsedemedim bile, o da ne keyifliydi :)

 

 

 

 

Few shots from our latest vacation to St. Petersburg, Russia

I have lot to write, more photos to share, but i don’t have that energy right now, guess because of hot summer days we’re having here in İstanbul, hot weather plus humidity

St.Petersburg is a city filled with architecture and art, we enjoyed it lot, actually I’d like to visit this beautiful city again, I want to spend more time in Hermitage Museum, one day wasn’t enough, also want to get lost in the streets, want to visit more parks, museums, hope one day 😉

 

 

Dilekler… / Wishes…

 

Her şey yolunda giderse, sizler önceden zamanladığım bu yazıyı okurken ben hiç görmediğim bambaşka diyarları keşfe dalmış olacağım.

Yolculuk telaşı doruk noktasına ulaşmadan bir iki satır yazmak istedim.

Öncelikle hepinize güzel bir haftasonu diliyorum ve ardından mubarek Ramazan Bayramınızı kutluyorum, dünyanın kötülükten fazlası ile nasibini aldığı şu günlerde çoğunuz ne kadar tatsızsanız inanın ben de öyleyim, belki daha önce de yazmışımdır, sosyal medya üzerinden olumsuzluklarımı paylaşmayı seven bir yapım yok, sanılmasın hayatımda herşey güllük gülistanlık, ama insan böye böyle acısı tatlısı ile yaşamaya devam ediyor, hayat denen şey bu zaten, gülmekte bize ağlamakta, yani dert sıkıntı ararsan herkeste var herkesin payına düşen başka sınavı başka.. ama gelin görünki son dönemde hanelerimiz dışında, ülke ve dünya genelinde yaşananlar, acılar, üzüntüler üzerimizde kat kat birikti, ne çok masum can yitip gidiyor şu dünyada, hadi benim senin gücümüz bir yere kadar da, dur diyebilecek olanlar neden yerinde sayıyor…

 

Neyse arkadaşlar bu yazıyı güzel bir iki dilekle kapatayım derken yazdıkça yazdım, sözün özü dilerim hepimiz için herşeyin hayırlısının olduğu, sağlıklı huzurlu ve çok mutlu bir bayram olur hayırlara vesile olur.

Bu bayramda sevdiklerinize sıkı sıkı sarılın, onları ne kadar çok sevdiğinizi daha sık zikredin zira hayat kısa!

 

Tatil sonrası bi toparlanıp ard arda yazı patlatasım var, hadi inşallah 😉

 

 

 

While you’re reading this post I’ll be discovering a city that I always wanted to see.  So yay for holiday time!

 

First of all wishing all of you a happy summer weekend!

Also there is a religious holiday on the way, it’s end of the holly Ramadan, wishing Eid-ul-Fitr Mubarak to whom celebrating it. Don’t forget to tell your loved ones how much you love them, as you know life is too short, in the 21st century we still have war in the world! And there is nothing we can do to stop it, and there are people who got the power to stop it which they do not prefer! So here’s another wish; make coffee, make cupcakes, make love but not war!!!

 

See you soon 😉